Follow by Email

26 Ocak 2012 Perşembe

Şu Farkındalık Denen Şey!

Gün içinde sürekli bir şeyleri yapma ve bir an evvel bir şeyleri sonuçlandırma hali içindeyiz. Bir süreliğine şöyle bir durup “Şu an bende neler oluyor?” demek aklımızın ucundan bile geçmiyor. Hatta yapma halinin yan etkilerinden biri olan “Kendimizden Uzaklaşma” halini yaşıyor, “Kendimiz Olma” halinden uzaklaşıyoruz. Peki “Kendimiz Olmak” neden bu kadar önemli? Çünkü gerçekten kim olduğumuzu ve hayatımızda olanların ne anlama geldiğini ancak kendimiz olduğumuzda fark edebilirsiniz. Örneğin 5 yıl süren ilişkiniz birden bire bitmiştir. Ve en yakın dostunuz “Bu hale nasıl geldiniz?” diye sorar. Siz de “Ben de bilmiyorum. Oldu işte” şeklinde yanıtlarsınız. Verdiğiniz bu yanıta ne kadar inanıyorsunuz? Bilmiyorum ama 5 yıl süren bir ilişkinin bir anda bitiyor olması çok inandırıcı değildir. Eminim geçmişte bu aşamaya gelene kadar bir sürü işaret olmuştur, ancak hiç biri fark edilmemiştir. Benzer durumlarla karşılaşmamak adına yapılacak tek şey farkındalık geliştirmektir. Farkındalık geliştirerek sadece hayatınızda olanları değil ileride nelerin olacağını önceden fark etme becerisini kazanabilirsiniz. Şimdi iki dakikalığına sırtınız dik bir şekilde oturmanızı ve nefesinize odaklanmanızı istiyorum. Sadece nefesinizi izleyin, nefes almaya çalışmayın. Bakın bakalım nefesiniz bedeninizin neresinde; karnınıza doğru mu ilerliyor yoksa burnunuzdan bedeninize girişini fark ediyorsunuz? Şimdi tekrar bir 2 dakika daha nefesinizi izleyin. İçinizden “Bu saçma bir şey, nefesi izlemenin ne faydası olabilir ki? Benim yapmam gereken daha ………… lar kadar şey var” veya “ Oo çok güzel, çok keyifliymiş” şeklinde düşünceler geçebilir. Her iki düşünce de zihnin normal reaksiyonlarıdır. Zihninizi okyanusa benzetebilirsiniz. Hava şartlarındaki değişimlere göre okyanusun yüzeyi dalgalanır. Okyanusun derinlerine indiğinizde ise sadece sessizlik ve sakinlik vardır. Farkındalık meditasyonu ile, tıpkı okyanusun dibindeki gibi zihnin derinliklerindeki sakin alana ulaşabilir ve o muhteşem “olma halini” deneyimleyebilirsiniz. Bunu yapabilmek çok kolay olmayabilir. Çünkü zihin her zamanki gibi alıştığı şeyi seçecek yani eğlendirilmek isteyecektir. Ve bir şekilde sizi “olma hali” nden uzaklaştırmak isteyecektir. Bu hali yenebilecek en kuvvetli şey, güçlü bir niyetinizin olmasıdır. Bunun için de öncelikle farkındalık çalışmasının size için neler kazandıracağını bulun. Örneğin; sürekli farkındalık meditasyonu çalıştığınızda, o günkü programınız hakkında düşünürken o düşüncenin bedeninizde yarattığı stresi de fark edebilirsiniz. İşte o zaman derin nefes alarak kaslarınızı rahatlayabilirsiniz. Ve artık toplantınıza gitmeye hazırsınızdır. Toplantı sırasında tekrar düşüncelerinize dikkatinizi verip bedeninizdeki gerginliği fark edebilirsiniz. Tekrar derin nefes alarak bedeninizi rahatlatabilirsiniz. Bedeniniz rahatladıkça karşınızdaki kişi de rahatlayacak ve anlatmak istediklerinizi anlamaya daha istekli olacaktır. Ve aranızdaki iletişim daha da güçlenecektir. Sözlü iletişim üzerine yapılan araştırmalarda kişilerin anlatılan içerikten çok bedeni yani vücut dilini izlediği görülmüştür. Farkındalık meditasyonu yaptıkça günlük pratikten daha öteye geçerek her anı farkındalıkla yaşamaya yönelirsiniz ki işte o zaman hayat daha anlamlı hale gelecektir. Farkındalık çalışması yapmak düşünceleri yok etmek değildir. Zihinde sürekli devam eden konuşma halini sakinleştirmek ve huzuru hissedebilmektir. Kontrol edilmemiş, izlenmemiş düşünceler değişik şekillerde kendini gösterir. Hayatınızda bozuk plak gibi sürekli tekrarlanan düşünceleri (kusur bulma, yargılama vb gibi ) deneyimlediğiniz oldu mu? Tüm bunlar tamimiyle karışık düşüncelerin yarattığı bir sonuçtur. Ve hepsi birer engel olarak hayatımıza görünürler. Bunları izleyebilmenin tek yolu farkındalığın / dikkatin nefese yönlendirilmesidir. Bu durum bir kasın çalıştırılmasına ve kuvvetlendirmesine benzer. Kuvvetlenen kasınızla ne yaparsınız. Onu çalıştırmaya devam edersiniz. Farkındalıkta aynı şekilde yaşam boyu yapacağınız bir çalışma haline gelmelidir. Farkındalık beynin daha iyi odaklanmasını sağlayarak, empati (duygudaşlık) özelliğinizi arttıracak, stresli veya sıkıntılı duygulara nasıl yanıt verileceği konusunda sizi güçlendirecektir. Sonuç olarak kişi farkındalığını geliştirdiğinde tepki vermenin yerine karşılık verme hali oluşur. Bence karşılık verme halini kazanmak, kendinize vereceğiniz en güzel hediye olacaktır. Yazımı son yıllarda beyin üzerine yapılan araştırmalardan kısaca bahsederek bitirmek istiyorum. Buradaki bilgiler www.mindfulschools.org alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre farkındalık meditasyonu yapmanın beynin ön lobunu geliştirdiği tesbit edilmiştir. Beynin ön lobu zihinsel süreçlerimizden sorumludur. Beynin ön lobu geliştikçe planlama, organize olma, dikkatini verme, detayları hatırlama, zaman yönetimi gibi hedef odaklı davranışlara daha çok yönelirsiniz. Beynin ön lobu ayrıca bireysel farkındalığı arttırma, tepkisel hareketlerin sakinleşmesi, korkuların düzenlenmesini sağlayan beynin diğer bölümleri ile bağlantıda olduğundan aynı şekilde bu konularda da gelişme kaydedebilirsiniz. Sevgiler Arzu ve İstekleriniz Gerçeğinizi Oluşturur www.yourwishisyourreality.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder