Follow by Email

20 Temmuz 2010 Salı

Hayal Gücünün Dayanılmaz Gerekliliği


Sahip olduğumuz en güzel şey hayal gücüdür. Hayal gücünüz ile istediğiniz her şeyi yaratabilirsiniz. Yaratım hayal etme ile başlar. Bir şeyi düşündüğünüzde onu şekli ile birlikte hayal ettiğinizde beyninizin sağ ve sol tarafınız aynı anda kullanıyorsunuz demektir. Beyninizin bir tarafı mantıksal, diğer tarafı ise sanatsaldır. İkisi aynı anda çalıştığında uzun süreli hafıza oluşur.

Bilgiyi uzun süre hafızanızda tutmanın 3 yolu vardır. 1- Tekrarlamak, 2-Karşılaşma yoğunluğu 3-Beynin hem sağ hem de sol tarafını aynı anda kullanabilme . Bu metodu kullanmanız durumunda yaratım kolaylaşır.

Hayal gücümüz üzerinde çalışırken inanç sistemimize de göz atmak gerekir. İnançlarınız gerçeğinizi oluşturan en güçlü elemanlardır. İnançlar aslında kavramsal şeylerdir. Onların var olduğunu düşünürüz. Gerçekten doğru olup olmadıklarını net olarak bilemeyiz. İnanç sistemimiz 2 ayrı şekilde oluşur. Birinci yol yaşarken etrafınızda olanları izleyerek oluşturduklarınızdır. Bu daha çok okul ve aile ortamındaki öğrenmedir. Burada öğrendiğiniz şeyler, hayatınızda olanlardan sizin sorumlu olmadığınız inancı ile hayatınızdaki olayları değiştiremeyeceğiniz inancını getirir. İkincisi ise neye inanacağınıza kendiniz karar verirsiniz. Bu inancınıza ait delilleri deneyimlerinizde fark edersiniz. Herhangi bir inancın, gerçekten de hayatta denemek istedikleriniz ile uyumlu olup olmadığı sorusu çok önemlidir. Bunun içinde başkalarına ait inançların fark edilmesi, kabullenilmesi veya ret edebilmesi ile nelere inandığınızdan çok nasıl inandığınız konularını irdelemek gerekir. Nasıl inandığınız bilgisi; yaşamınıza büyük bir güç verir.

Hayatınızda olanlardan siz sorumlusunuz. O veya bu şekilde hayatınızı siz yarattınız ve yaratmaya devam ediyorsunuz. İnanç sistemini oluşturan bilgileri bilinçli veya bilinçsiz yaratmış olabilirsiniz. Peki böyle düşünmenin bana faydası ne olacak?

Deneyimlemek istediğiniz şeyi değiştirebilmek sadece ve sadece inançlarınızı ve onun etrafındaki kavramları değiştirmek ile mümkün olabilir. İnanç sisteminizi idare ederek yaşamınızdaki bir çok şeyi çözümleyebilirsiniz. Çünkü yaratan sizsiniz. Şu an bunun farkına varmamış olabilirsiniz, ancak ileride bir şekilde farkına varacağınızdan hiç şüphem yok. Şu an ne düşünüyorsanız, nasıl hissediyorsanız, nasıl bir inanç sisteminiz var ise tüm bunlar sizin geleceğinizi oluşturur. Geçmişi veya geleceğin nasıl olacağını düşünmek yerine şu an hayal gücünüzü kullanın, arzu ve isteklerinizin neler olduğuna odaklanın, kendiniz için neler istediğinizi hayal edin, uçuk kaçık olması sizi yanıltmasın, sizin gerçekliğinize geldi ise o zaten gerçekleşecek demektir, emin olabilirsiniz. Unutmayın Yaratım, ne geçmişte ne de gelecekte şu anda gerçekleşir. Şu an yarattıklarınız geçmişi ve geleceği yapılandırır. Geleceği ve geleceği değiştirmek istiyorsanız, şu anınızı değiştirin. Sürekli tekrarlanan döngüleriniz var ise şu anda o döngüyü nasıl değiştirebileceğinizi hayal edin ve o hayalinize bağlı kalın. Bir iki hafta hayalinize bağlı kaldıktan sonra geçmişi düşünüp hadi olur mu ya demeyi seçmek veya bir süreliğine kararınızı unutup alışık olduğunuz gibi yaşamaya devam etmek, tekrar o döngüye kapıyı açıp “Hoş Geldin“ demektir. Unutmayın….
Sevgiler, Sibel

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder