Follow by Email

7 Şubat 2012 Salı

Her Şeyi Olduğu Gibi Kabul Etmeye Ne kadar Yatkınsınız?

Hayatta karşılaştığımız zorlukları elimizden her ne geliyor ise yaparak aşmaya çalışırız. Çıkmaza girdiğimizde de yakın dostlarımıza danışırız. Bazıları “Şunu denedin mi?” veya “Şöyle yapsaydın daha iyi olurdu” gibi önerilerde bulunur. İçlerinden en spiritüel olanı “ Belki de; her şeyi olduğu gibi kabul etmelisin” der ve siz de “ her şeyi olduğu gibi kabul etmeyi” denersiniz. Bir müddet sonra her şeyi olduğu gibi kabul etmenin işe yaramadığını fark edersiniz ve “Her şeyi denedim olmuyor ” demeye başlarsınız. İşte böyle zamanlarda “Her Şeyi Olduğu Gibi Kabul Et! “ ‘in gerçek anlamını sorgulamak iyi bir hamle olabilir. “Her Şeyi Olduğu Gibi Kabul Et “ denilince ben neyi anlıyorum size bir örnekle anlatmak istiyorum. Diyelim ki tatiliniz bitti ve güneyden evinize dönüyorsunuz. Topçular mevkiine geldiğiniz ve maalesef ki feribot sırası evlere şenlik. Bu kuyruğu bir anda yok edemeyeceğinizi çok iyi bildiğinizden büyük bir kabullenme ile körfezi arabayla dolaşma seçeneğini seçersiniz. Çünkü bir an evvel eve gidip ayaklarınızı uzatıp televizyonun karşısında şöyle bir keyif yapmayı her şeyden çok arzuluyorsunuzdur. Bu senaryonun bir de farklı bir versiyonu var tabii. Oda şöyle; Feribota giriş kuyruğunu görür görmez, o sabah tuvalet veya alışveriş molası talep ederek yolda zaman kaybetmenize sebep olan aile üyesine söylenmeye başlarsınız. Çünkü feribota binme şansınızı kaybettirdiği için ona çok kızgınsınızdır. Talebi yapan o olabilir ama siz de kabul etmişsinizdir. Ama o süreci tamamen unutup söylenmeye devam edersiniz. Kızgınlığınız gittikçe artmaktadır, artık geri dönüşü olmayan bir yoldasınızdır, sinir sisteminiz konunun önemine uygun hormonları üretmeye başlar. Taarruza maruz kalan aile üyesi çok üzgündür, masumca bir isteğin sonuçları onu bayağı şaşırtmıştır. Ailenin diğer üyeleri ise huzursuzdur. Kızgınlığınız halen devam eder. Bu kızgınlıkla yolda kaza olması veya kuyruğa rağmen feribot sırasını beklemek gibi uygunsuz kararlar almanız an meselesidir. Hatta aynı stres eve ulaşıldığında da devam edebilir. Aslında burada “ Her şeyi olduğu gibi kabul etmeme” halini yaşanıyordur. Halbuki feribot sırasının uzunluğu kabul edilerek nihai hedef olan eve ulaşmaya çalışmak en akıllıca seçim olacaktır. Sonuç olarak; hem siz sinirlenmemiş hem de çevrenizdekiler üzülmemiş olacaktır. Üstelik arzu ettiğiniz nihai hedefe ulaşmanız daha da kolaylaşacaktır. “Her şeyi olduğu gibi kabul etme” her ne oluyor ise o gerçeği kabul etmek demektir. Bu gerçek her ne kadar sizin fikirlerinize ve/veya toplumun doğru bildikleri ile uyuşmuyor ise de olanı yani artık orada olamayacağınızı kabul edip farklı bir yol izlemeyi seçmektir. “Her şeyi olduğu gibi kabul etme” halini uygulamaya başladığınızda ilk başlarda gerçeği kabul etmek hoşunuza gitmese de beş altı kez denediğinizde hayatınızda olacaklara inanın çok şaşırabilirsiniz. Aslında çoğunuzun “ olduğu gibi kabul etme” nin bu halini hayatının belli alanlarında uyguladığından eminim. Önemli olan soru; “olduğu gibi kabul etme” halini “Her şeye uygulamaya ne kadar yatkınsınız? ” Yani Körfezi dolaşıp evde keyifle sevdiğiniz diziyi seyretmeye mi yoksa olmuş bitmiş olan bir şey üzerine sürekli söylenmeyi seçerek hem kendinizi hem de diğerlerini üzmeyi mi yatkınsınız? Sevgiler Arzu ve İstekleriniz Gerçeğinizi Oluşturur www.yourwishisyourreality.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder