Follow by Email

25 Kasım 2011 Cuma

Niyetin gücü

Bugün deneyimlerimizin oluşmasında önemli rolü olan “Niyetin Gücü” nden bahsetmek istiyorum. Gün içinde kendimiz ya da başkaları adına bir şeylere sahip olmayı ya da bir durumun gerçekleşmesini arzular, günlük aksiyonlarımızı da ona göre belirleriz. Bazen hayatımızda hoşumuza gitmeyen olaylar gerçekleşir. Aslında bu olaylar niyetimizden uzaklaşmış olmaktan kaynaklanmaktadır. Peki, bizi niyetimizden uzaklaştıran şey ne olabilir?

Bu sorunun yanıtı çok basittir. Bizi niyet enerjisinden ayıran egomuzdur. Egonun etkisini azaltmak, niyetimizde kalarak niyetimize uygun düşünceler ile bu düşüncelere uygun duygu ve durumları hayatımıza çekebilmek için dikkatimizi eğitmemiz gerekir. Şöyle ki düşünceler statik, zihniniz ise dinamiktir. Düşüncelerin statik enerjide olması demek, düşünceleriniz ile ilgili durumların size doğru çekilmesi anlamına gelir ki hayatımızda da bu çekimin sonuçlarını deneyimleriz. Yaşamınızda olası kötü sorunları düşündüğünüz sürece onların sonuçları ile karşılaşırız. Yani bizi rahatsız eden olumsuz düşünceleri düşünmemek için kendimizi zorlayarak düşünmemeğe çalışmak onları düşünmeyi getirmekten başka bir şeye yaramaz. Oysa bunu yenebilmek için en iyi formül ”başarısızlık yerine sadece ve sadece başarıyı” düşünmeyi seçmektir.
Pozitif niyetin gücünü, Dr. Masaru Emoto’nun sularla yaptığı çalışma bize net bir şekilde göstermektedir. Dr. Masaru Emoto kendi geliştirdiği teknik ile soğuk bir odanın içinde son derece güçlü bir mikroskop ve çok hızlı bir fotoğraf çekimi şekli ile su kristallerinin resimlerini çekmeyi başarmıştır. Ve görülmüştür ki içinde sevgi sözcüklerinin yer aldığı sözlerin suya doğru söylenmesi sonucunda kristallerin muhteşem güzel bir şekil almış, kötü sözler söylenmesi durumunda ise kristallerin şekillerinde bozulma olmuştur. Sevgi ve nefret sözcüklerinin su molekülleri üzerinde yaptığı bu değişikliğin bilimsel yönü tam olarak bilinmiyor olsa da bedenimizin büyük bir kısmının su olduğunu hatırlatarak zihnimizden geçen düşüncelerin bedenimize yaptıklarını tahmin etmeyi tamamen size bırakıyorum.
Sonuç olarak, deneyimlerimizin kalitesini arttırmak istiyorsak niyetimizin kalitesine önem vermeliyiz. Hayatınız arzu ettiğiniz gibi gitmiyorsa; öncelikle şu anki sizin ne istediğine odaklanın. Çünkü gelecekteki sizin neler isteyebileceğini bugünden bilmenize imkân yoktur. Niyetinizin hayatınızda yaratacağı değişimi imgeleyip ve imgelediğiniz her ne ise onu hissedin yani niyetin kendisi olun. Hisler bir tür enerjidir. Ve bu enerji sizi niyetinize götürecek olan tek şeydir. Son olarak, her akşam yatmadan önce o gün yaptıklarınızı gözden geçirin, gün içinde yaptıklarınız ile hissettiklerinizin niyetinizle bağlantılı olup olmadığına bakın. Niyetinizle uyumlu olmayanları listeleyin ve bir daha aynılarını yapmayı isteyip istemediğinize karar verin. Çünkü niyetiniz ile bağlantısı olmayan deneyimleri değiştirmeyi ya da son vermeyi ancak ve ancak siz yapabilirsiniz.

Unutmayın; pasta yemek istiyorsanız marketten kakao, un, margarin, şeker ve yumurta satın alın ki anneniz size pasta yapabilsin. Marketten pasta malzemeleri yerine patates, yağ ve kıyma satın alırsanız kıymalı patates yiyor olabilirsiniz. Aslında kıymalı patateste güzel bir yemektir. Ancak bu şekilde devam ettiğiniz sürece hiçbir zaman pasta yiyemiyor olacaksınız.

Sevgiler

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder