Follow by Email

7 Eylül 2014 Pazar

Ne İyi Ne de Kötü! En İyisi İkisinin Ortası!


      
Kötü bir şey olduğunda çok kızar ya da çok üzülürüz. İyi bir şey olduğunda ise uzun süre devam etmemesi bizi üzer.  İyi de olsa kötü de olsa bir şekilde acı çekeriz. Bunlarla ilgili başka bir önemli konu ise iyi ya da kötü her ne olduysa bunlara verdiğimiz tepki ileride bizi nelerin beklediğinin göstergesidir.
                    Kötü bir şey olduğunda “Bu nasıl benim başıma geldi?”, “ Niye hep ben?”, “ Ben çok şansızım”, “ Her seferinde böyle oluyor! Biri ona haddini bildirmeli! Ondan nefret ediyorum ya da ona çok kızıyorum” şeklindeki düşünceler ile hikâyeler yazmaya başladığımızda ileri de kızgınlık ve nefreti deneyimleriz. İyi bir şey olduğunda  Bu hayatımın en önemli anı, çok mutluyum, ancak daha fazlasını nasıl elde edebilirim”, “ Ona sahip olmak ne kadar güzel, bir tane daha alayım ya da o bana ait, Allah tarafından benim için gönderildi (ya da yaratıldı)” şeklindeki düşüncelerle olana sıkıca sarıldığımızda ise, açgözlülük enerjisinin etki alanına girerek, kendini iyi hissetmeme hali yani tatminsizliği deneyimleriz. Açgözlülük, kızgınlık, üzüntü bunların hepsi evrende her şeyin aynı kalacağı inanışı ile beslenir.  Kişi, “ evrende her şey geçicidir, değişim süreklidir” dediği halde,
v İhtiyacından fazla alışveriş yapar, ( elbise, kitap vb gibi her şey)
v En sevdiği arkadaşının, aile bireylerinin sonsuza kadar sadece ve sadece kendisiyle kalacağı illüzyonuna inanır,
v Başkalarından çok sürekli kendisi için bir şeyler yapar,
v Çevresinde ya da iş hayatında birilerinin kendisine tehdit oluşturduğuna inanır ise aç gözlülükle olan dostluğunu halen sürdürüyor demektir. Peki, neler yapabilir?
                   Başımıza gelen olayları iyi ya da kötü olarak etiketleyip tepki göstermeden sadece ne öğrendiğimize odaklanarak evrenin iki gerçeğini göz ardı etmeden öğrendiklerimizi yaşamımıza uygulayabiliriz. Bu gerçekler neler mi? Birinci gerçek; “evrendeki hiçbir şey kalıcı değildir, sürekli bir değişim söz konusudur. Bu nedenle bugün mutluluk kaynağımız olan, yarın mutsuzluk kaynağımız olabilir”  İkinci gerçek ise; “ ne ekersen onu biçersin, yaşamında açgözlülük, kızgınlık, nefret gibi rahatsızlıkların izi var ise ileride bizimle var olmaya devam etmeleri de kaçınılmaz olacaktır. “ 
             Örneğin; başınıza kötü bir şey geldi.Hımm, bu hep böyle devam etmeyecek ( 1.gerçek) Bundan ders almalıyım. Daha önce yaptığım bir seçimle ilgili olabilir ( hatta geriye giderek o seçimi bulabilirsek ne ala) Bugün buna tepki göstermeyerek, xx dersi aldım. Bundan xxx olayda x şeklinde davranırsam benzer sonuç tekrar oluşmayacaktır( 2. Gerçek)”  
           Ben bu uygulamayı yaparken nefes, meditasyon ve eski kadim öğretilerden destek alırım. Şimdiye kadar başarılı olduklarım da oldu, başarısız olduklarım da. Başarılı olmadıklarım çoğunlukla ailemle ilgili olanlar. Eee! boşuna aile dememişler. Onlar en büyük öğretmenlerimiz onlar. Ama olsun orada da zamanla yumuşama oluyor bundan emin olabilirsinizJ)

Her Daim sevgi ve Işıkla



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder