Follow by Email

14 Eylül 2014 Pazar

Ne Kadar Aç Gözlüsünüz?



                                                                      


               Budist öğretiler, yaşadığımız sürece kendimizi korumamız gereken beş oktan bahsederler. Bu beş okun açgözlülük, nefret, bağımlılık, kıskançlık ve gurur olduğunu söylerler. 

             Bence aç gözlülük oku ile vurulduğumuzda diğer oklardan kaçmak zorlaşır. Açgözlülük öyle sinsi bir oktur ki gizlice hayatınıza sızabilir. Örneğin, bir kitap satın alırsınız. Konusu çok hoşunuza gider. Hemen gider, aynı yazarın diğer kitaplarından bir kaç tane daha alırsınız.  Bir şekilde tercihleriniz değişir. Daha diğerlerini okumaya vakit bulamadan başka tür kitaplardan hoşlanmaya başlarsınız. Açgözlülük oku, kitap gibi küçük şeylerle hayatınıza girerek ihtiyacınızdan fazlasına sahip olmanız konusunda sizi yüreklendirir. Zamanla bu ihtiyacından fazlasına sahip olma konusu öyle bir aşamaya gelir ki neyi, neden istediğinizi dahi unutursunuz.  Satın alıp da kullanmadığınız bir sürü şey dolapta sizi bekler.
           Şimdi biraz da açgözlülük okunun zamanla başımıza öreceği bazı çoraplardan bahsetmek istiyorum. İsterseniz siz de bu yazdıklarımı kendi yaşamınızla karşılaştırın ve doğruluk payı olup olmadığını tespit edin.    
              - Sahip olduğunuz bir sürü şeyiniz olduğu halde gerçekleşmemiş bir sürü hedef sizi bekliyor olabilir. Yani peşinden koştuklarınız ile yaşam amacınız arasındaki bağlantı kopar. Hâlbuki yaşam amacı, insanı ayakta tutan tek şeydir.   
               - Aç gözlülük yaşamınıza tek başına girmez. Arkadaşlarını da çağırır.  Örneğin bu arkadaşlardan birisi kıskançlıktır.  Kıskançlık, “Tüm insanlar eşittir”, “ birlik bilinci” gibi kavramlarından insanı uzak tutar. Sadece kendinizi düşündüğünüzde tek bir şey olacaktır. O da; “Yalnız kalmak”  Sizin de çok iyi bildiğiniz ve de yaptığınız gibi hiç kimse sadece kendini düşünen birisi ile birlikte olmayı istemez!
               - Aç gözlülük, sizi seven insanların kimler olduğu konusunda sürekli sizi yanıltır. Çevrenizde var olan insanların gerçek dostumuz olduğunu düşünmenizi sağlar. Hâlbuki  sizi gerçekten sevenler pek yanınızda değillerdir ya da yanınızda dursalar dahi ne yapmanız gerektiği konusunda projeler geliştirmediklerinden varlıkları hissedilmez. Çünkü sürekli öneride bulunarak ne kadar güçsüz olduğunuzu size hatırlatmak istemezler.                     
            Tüm bu yazdıklarımı toparlarsam bence bir an evvel şu açgözlülük okunu bedenimizden çıkartmalıyız. Çünkü açgözlülük ve onun yaşamınızda yarattıklarını deneyimleyerek, evrenin bizi mutluluk, huzur ve sevgiyle kutsamasını beklemek yanlış olur 

Her Daim sevgi ve Işıkla


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder