Follow by Email

6 Nisan 2017 Perşembe

Doğru Nefes Almakla İlgili Doğru ve Yanlışlar-3



Bugünkü yazımda doğru nefesle ilgili iki farklı soruyu yanıtlayacağım. İlk soru, insan bedeninin doğası hakkında fazla bilgi sahibi olanların, diğeri ise nefes çalışmaları hakkında olumsuz düşünceleri olanların en çok sorduğu sorular arasında yer alıyor.

1-    Çok nefes alıp vermek serbest radikalleri artırmıyor mu?

Serbest radikaller, sağlam moleküllerden elektron çalarak, onların yapısını bozan, normal moleküllere zarar veren maddelerdir. Bağışıklık sistemi, bedenimize giren virüs ve bakterileri yok etmek için serbest radikalleri oluşturur. Bu süreç tamamen bedeni toksinlerden arındırmak içindir. Serbest radikaller sadece içsel faktörler ile değil çevre kirliliği, radyasyon, sigara dumanı ve tarım ilaçları vb. gibi dışsal faktörlerle de meydana gelir. Bedende faydalı olmayan serbest radikalleri bertaraf edecek doğal bir mekanizma vardır. Nefes alıp verdiğinizde bedenimize giren oksijen sebebiyle serbest radikaller artmaz. Aksine doğru nefes ile bedene giren oksijen ve karbondioksiti optimal seviyelere ulaşır.

2-    Performanslı nefes alıp vermelere zararlı mı?

Doğru şekilde yapıldığı sürece kocaman bir “HAYIR” .

Performanslı nefes alma hiperventilasyon sebep olacak şekilde olmadıkça hiçbir zararı yoktur. ** “Hipervantilasyon, Steadman Tıp Sözlüğünde tanımlandığı şekliyle, kandaki karbon dioksit yoğunluğunun solunum hızındaki artışa bağlı olarak düşmesidir. Bununla beraber, nefes hızı hipervantilasyon’un en önemli parçası değildir, önemli olan nefesle birlikte verilen gazın hacmidir. Hipervantilasyon’da nefes veriş nefes alıştan daha uzun ya da daha güçlüdür. Bunun sonucunda, kandan daha fazla CO2’nin dışarı çıkması olur. CO2 bir asit rolü oynadığından, azalması kanın pH değerini yükseltir, onu daha alkali (bazik) bir sıvıya dönüştürür.  pH, normal aralığı olan 7.35-7.44’ün dışında bir değer gösterdiğinde bedensel fonksiyonlar bozulmaya başlar.

Hipervantilasyon’un daha sonraki belirtileri muhtemelen CO2’nin düşüşünden çok, N2’nin yükselişine bağlı olmalıdır ama bu konu hala tam olarak araştırılmamıştır.

Solunum yaparken nefes verişleri nefes alışlarına göre daha güçlü ve daha hacimli olan ve bu nedenle hipervantilasyona girenlerin aksine, Transformal Nefes uygulayıcıları, bilinçli ve amaçlı nefes alır ve nefes verişlerinde sakinliklerini korurlar, nefesin genişlemiş akciğerlerinin doğal tepkisiyle kendiliğinden boşalmasına izin verirler. Doğru nefes tekniği kullanıldığında, CO2 gerektiği gibi atılır, pH değeri değişmez ve hipervantilasyon oluşmaz. “***


Bundan dört, beş yıl önce çok sevdiğim bir doktor arkadaşım nefes çalışmalarının hipervantilasyona sebep olduğu konusunda bayağı ısrarcıydı. Dedikleri doğruydu fakat transformal nefes özel bir nefes alma tekniği kullanırız ki bu hiperventilasyona sebep olmaz. 1,2,3 süresince nefes alırız, ( 4,5) süresinde ise nefes veririz. Bu şekilde dengeli bir şekilde oksijeni alıp karbondioksit verme hali gerçekleşir. Bu tekniği ne kadar detaylı anlatsam da onu ikna edememiştim. Kişisel gelişim konusunda uzman bir arkadaşım da benzer şeyleri söylemişti. Peki bu iki kişiye neler oldu dersiniz?

Doktor arkadaşımla yaptığımız konuşmadan iki sene geçtikten sonra o da nefes tekniklerini öğrenip insanlarla paylaşmaya başladı. Diğer uzman arkadaşım ise hala performanslı nefes alma tekniği yaptığım konusunda ısrarcı. Aslında ona hak veriyorum. Çünkü nefesi o kadar kısıtlı ki, kısıtlı nefes almaya devam ettiği sürece nefes almak onun için hiç kolay olmayacak. Sürekli dışarıya odaklı ruhundan uzak bir yaşam sürecek.  Tabii bu da çok keyifli bir yaşam şekli olmayacak….Bu noktada daha önce paylaştığım  paragrafı tekrar paylaşmaktan başka çarem yok

…; Kendimize karşı hoşgörülü olmadıkça dışarıya karşı hoşgörülü olamayız. Bu yüzden konuları tek taraflı olarak düşünürüz. İki tarafı da düşünmek için öncelikle kendimize karşı hoşgörülü olmalıyız….


Her Daim Sevgi Ve Işıkla



  
**** Dr. Judith Kravitz’in kitabından alınmıştır.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder