Follow by Email

12 Nisan 2015 Pazar

Şifanın Nereden Geleceği Belli Olmayabilir!



Geçmişte içimdeki öfke beni o kadar çok rahatsız ediyordu ki artık çözümü insanlardan uzak kalmak da bulmuştum. Öfkemi yönetemediğim zamanlar da kendimi çok çaresiz hissediyordum. Bu çaresizlik hissi, suçluluk hissini tetikliyordu. O çok güvenen, çetin ceviz görünümümün ardında kendine güvenmeyen başka bir kişilik daha vardı. Artık gerçeği öğrenmekten başka çarem kalmamıştı. Kötünün nasıl kötü, iyinin ise nasıl iyi olabileceğini bilmeye ihtiyacım vardı. Ve böylece spritüal yaşamdaki yolculuğum başladı.

Nefes, meditasyon ve diğer zihin çalışmaları yaparak zihnimi berraklaştırdım. Zihnim berraklaştıkça biraz da olsa zihnimin nasıl çalıştığını kavramaya başladım. İçimdeki öfkenin bakış açımla olan bağlantısını keşfettim. Bu keşiften sonra yaşamıma değişik hocalar girmeye başladı. Hepsi de kabul etmesi zor olan bir takım mekanizmalardan bahsediyorlardı. Örneğin, büyük Budist hoca Shantideva, bir kitabında şöyle diyordu; “Etrafımızdaki insanlar, aydınlanmış bir zihne sahip olmamıza yardımcı olurlar. Örneğin bizi rahatsız eden insanlardan sabrı öğreniriz. Acı çeken insanlar sevgi ve şefkati hatırlamamıza sebep olurlar. Bizi tehdit eden insanlar olduğunda tepki vermediğimizde tolerans göstermeyi öğreniriz. Depresyonda olan bir insana elimizi uzattığımızda bencilliği önlemiş oluruz, bizi sabote eden kıskançlığı bıraktığımızda keyfi deneyimleriz.”

Bu bakış açısını kabul etmek tam 4 yılımı aldı. Bence 4 yıl uzun bir süre. İsteyen herkes bu bakış açısına sahip olabilir. Bu bakış açısına sahip olmak isteyenler için Budist hoca Shandideva “ The way of Bodhisattva”  kitabında öfkenin nasıl yönetebileceğine dair bazı çalışmalar önermiş.  İsteyen bu uygulamaları yaşamına alabilir.  

1-    Öfkelendiğiniz bir anda ya da sonrasında kendi başınıza kaldığınızda öfkenin bedeninizde nasıl hissedildiğine bakın.  Bu uygulama bedeninizde neler olduğunu fark ettirecek ve sizi bir şekilde öfkeniz üzerine çalışmanız için yüreklendirecektir.

2-    Meditasyon yaparken öfkenize sebep olan olayı tekrar zihninizden geçirerek olay sırasındaki düşünce ve duygularınıza odaklanın. Tek bir düşünceye takıntılı mı kalıyorsunuz ya da aynı düşünce tekrar tekrar kendini gösteriyor mu? Meditasyon yaparken nasıl nefesinize odaklanıyorsanız aynı şekilde olay sırasında hissettiğiniz öfkeye odaklanın. Bunu yaparken hiç hareket etmeden, öfkenizi zihninizde kelimelere dökmeden izleyin. Öfkenizin bir rengi olsaydı nasıl bir renk olurdu? Sıcaklığı ne olurdu? , Nasıl bir kokusu, tadı olurdu? Onu tanımlayan özellikleri neler?  Bu uygulamada öfke duygusuna direk olarak ulaşmanızı sağlayarak öfke ile olan savaşın şiddetini azaltmanıza yardımcı olabilir.

3- Başka bir uygulamada ise öfke hissettiğinizde bedeninizi ve zihninizi rahatlatmaya odaklanın. Öfkenin altındaki yumuşak noktada kalmaya çalışın. Bu şekilde aslında saldırıya açık bir şekilde kalmak kolay olmasa da  sizi patlamaktan kurtararak barış içinde kalmanızı sağlayacağını keşfedebilirsiniz.

Her Daim Sevgi ve Işıkla




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder