Follow by Email

27 Aralık 2015 Pazar

Güzel Şeyler Herkese İyi Gelir -I



Geçen sene bu zamanlarda  Değişik bir Yeni yıl Mesajı” başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu yazıyı yazarken Lama Zopa Rinpoche’nin “How To Practice Dharma: Teachings on the Eight Worldly Dharmas.”  İsimli kitabını kaynak olarak kullanmıştım. Biraz revize ile aynı yazıyı tekrar paylaşmak istiyorum.

Yaşantımızın belli dönemlerinde sekiz dünyevi döngü ile karşı karşıya geliriz. 2016 yılında bu döngülerin hayatımızda yarattıklarımızı keşfederek çektiğimiz acılara veda etmeye ne dersiniz? Yanıtınız evet ise önce bu döngüleri tanıyalım;

Bu döngüler ikili gruplar halindedir. Övgü/eleştiri, kazanç/kayıp, zevk/acı, ün sahibi olma/gözden düşme gibi sevdiklerimizle aramızın bozulmasına, dostlukların bitmesine, kendimizden uzaklaşmamıza sebep olurlar. Bizi yönetmelerine izin verdiğimizde tek bir şey olur; “ Acı Çekeriz” .

Kazanç/kayıp ikilisini seçtiysek, sahip olduklarımızı kaybetme korkusu öyle güçlü olur ki eninde sonunda acı, eleştiri, suçlama, gözden düşme ve kayıp hislerinden herhangi birinin ağına düşeriz. Zevk/acı döngüsünde, herhangi bir şeyden çok keyif alırız. Bu durumun sonsuza kadar devam etmeyecek olması acı verir. Ün sahibi olma/gözden düşme ikiline yakalandığımızda ise biraz ünlensek, gözden düşme riski her aklımıza geldiğinde acı çekeriz. Bu döngüler güçlerini bizden alır. Hayatımızdaki normal şeylere haddinden fazla anlam verdiğimizde güçlenirler. Nasıl mı?

Lama Zopa Rinpoche kitabında “övgü” döngüsü ile ilgili çok enteresan şeyler yazmış. Diyelim ki bir arkadaşınız ya da patronunuz size “ Ne kadar akıllıca davrandın” dedi. Bu sözcükleri ilk duyduğunuzda çok iyi hissedersiniz kendinizi. İleride o anı hatırladığınızda yine mutlu olursunuz. Peki, günde birkaç yüz defa “Ne kadar akıllısın”, ne kadar akıllısın” diyerek, günün birinde dünyanın en mutlu insanı haline gelebilir misiniz? Tabii ki Hayır!. Çünkü sizi mutlu eden, sözcükler değil,  o sözcüklere yüklediğiniz anlamdır. Pek, sözcüklere verilen bu anlam nereden gelir?
Bu sorunun yanıtı tabii ki “ zihin” olacaktır. Fakat, bu hiç de doğru değildir. Asıl suçlu, bir türlü bırakamadığımız, sürekli tutunduğumuz cahilce görüşlerdir. Şimdi de "Sen iyi değilsin" sözcüğünü irdeleyelim. “Sen iyi değilsin” sözcüğünü ilk duyduğunuzda mutsuz olursunuz. Hadi şimdi de “değil” sözcüğünü çıkartın. Sözcük grubu o zaman “sen iyisin” haline gelir ki, bu sefer de çok mutlu olursunuz. Tek bir “değil” sözcüğünün duygularımız üzerindeki etkisi enteresandır. “Değil” sözcüğüne çok fazla takılarak içki, sigara vb gibi aktivitelere yönelen, böylelikle de kendinden uzaklaşan bir sürü insan var aramızda. Bence hiçbirimiz böyle bir deneyimi hak etmiyoruz.

Yeni yıla girerken 2016 yılı için güzel bir teklifim var. Hepinizi sözcükler ve onlara verdiğimiz anlam üzerine odaklanmaya davet ediyorum. Aranızda sözcüklerin yarattığı dengesizlikten sakınmak isteyenler varsa bir önceki yazımda bahsi geçen 2016 yılı “Mutlaka Yapılacaklar”  listesine “sekiz dünyevi döngü çiftlerinin yaşamınızda yarattığı karmaşaya bir son vermek”  maddesini eklesinler. Sekiz dünyevi döngü geçen seneden beri listemdeler ve ben üzerlerinde tekrar tekrar çalışmaya niyetliyim.... Peki, tüm bunların nasıl bir faydası olabilir?

İçinizdeki güzel şeyler daha görünür hale gelir. Güzel şeylerin hem kendimize, hem çevremize ve tüm evrene büyük faydası var. Bence 2016 yılı için bundan daha güzel bir hedef olamaz.

Güzel bir yeni yıl geçirmenizi dilerim

Her daim sevgi ve Işıkla

nefestr.com


Not: Bir sonraki hafta bu yazının devamı var.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder