Follow by Email

23 Mayıs 2013 Perşembe

Gözden Kaçan Fırsatlar



Seyahat edip yeni yerler keşfederek, dine, ilme, sanata, felsefeye yönelerek,  nefes, enerji, meditasyon gibi şifa tekniklerini deneyerek kendinizi geliştirebilirsiniz. Şimdilerde kişisel gelişime dair değerlendirilebileceğiniz bir sürü fırsat var.  Bugün bu fırsatlardan birinden, Ebru sanatından bahsetmek istiyorum. Ebru, su üzerine serpiştirilen sıvı boyanın birbiri ile dansıdır. Su teknesinde yaratılanların hepsi eş’sizdir. Ebru yaparken suyun ve doğal boyaların gücünü sabırla izler, ruhunuzun yaratımına izin verirsiniz. Oradayken olanı olduğu gibi kabul etme ve anda kalma pratiği yapılır. Zamanla yaratılan her şeyin mükemmel olduğu gerçeğine olan inancınız kuvvetlenir. Kısaca Ebru, “Mucize Bilincini” deneyimlemek isteyenler için güzel fırsatlar sunar.  Aynı zamanda güçlü bir terapi tekniğidir. Oradayken huzur ve barışı hissetme pratiği yapılır.
Ebru sanatı, kişisel gelişim konusunda bana güzel fırsatlar sundu ve sunmaya da devam ediyor. Bunlar neler midir? Ebru ve tabii ki en önemlisi Sevgili Hocam Hikmet Barutçugil sayesinde kanserden daha kötü bir rahatsızlık olduğuna inandığım kibrin egemenliğindeki alanlarımı keşfettim, sabrın, teslimiyetin anlamını öğrendim. En önemlisi, zihnimin yansımalarını analiz etme fırsatını yakaladım.
Bu sene Sevgili hocam Hikmet Barutçugil 40.ncı sanat yılını kutluyor. Sevgili Hikmet Barutçugil, büyük bir alçak gönüllükle ve cömertçe yıllardır sanatını herkesle paylaşan değerli bir sanatçı ve çok iyi bir dost. Onu tanıdığım için çok şanslıyım. Yazımın bundan sonraki kısmında sözü Sevgili Hocam Hikmet Barutçugil’e bırakıyorum.
Ebru Sanatı benim için; göründüğünün ötesinde, çok yönlü ve derinlikli bir sanat... Çünkü; suyun yalınlığı, renklerin düğünü, insanın duyguları, doğanın kusursuzluğu ebru sanatında buluşur. Ebru, fikre düştüğü ilk andan, gözle buluştuğu son ana kadar kendine has mistisizmini asla yitirmeyen bir ifade şeklidir. Ebru, görsel zarafetinin yanı sıra bizlere mikro ve makro âlemlerden, çıplak gözün göremeyeceği ilginç güzellikler sunar. Venüs gezegeninden gelen fotoğraflar, bir kan hücresinin elektro mikroskoptaki görüntüsü, bir sabun köpüğünün yüzeyinde oluşan ya da arabalardan damlayan yağların yağmur suyunda oluşturduğu desenlere, muhtelif yeryüzü fotoğraflarına, toprak katmanlarına, mermer desenlerine çok benzemektedir.  Tıp doktorlarının kullandığı histoloji atlaslarındaki, yüzlerce, binlerce defa büyütülmüş resimlerin hemen hepsi ebru görünümündedir. 
Acaba ebrular; beşer idraki ile anlaşılması, görülmesi zor olan soyut olayların görünür hale gelmesini sağlayarak bizlere bazı dersler mi vermek istiyor? Mikro veya makro kozmostan haberler mi veriyor? Yoksa yaradılışla ilgili sırlar mı ifşa ediyor? Ebru öyle bir şey ki; anlamak, tarif etmek sanki sonsuzluğu anlatmak gibi.  Ebru; varlıklar görüntüye gelmeden, ilmi ilahide veyahut nasıl isimlendirilecekse daha hiçbir şeyin olmadığı; biçimlerin, şekillerin oluşmadığı bir dönemde yani Allah var daha başka hiçbir şey yok iken, kendinde saklı olan hazineyi dışarı salmak istemesinden önce kendi beşer idrakimiz ile algılayabildiğimiz, varlığını tahmin edebildiğimiz görüntüler mi? Kullandığımız kelimelerle bunları ifade etmekten aciziz. İlmi, ezeli diye tabir ettiğimiz Allah’ın düşünceleri, hayalleri gibi sözler söylüyoruz ama bunlar hep beşerlikle ilgili ifadelerdir. Bizler, istesek de istemesek de bu beşerlik kalıplarından soyutlanamıyoruz. Her şeyi kuşatan O, bizlerde kuşatılanız. Kuşatılan, kuşatanı ne ile, nasıl ifade edebilir ki. Allah, bir ifadesizliktir.  Ebru, sanki bu ifadesizlik içindekileri şekil olarak görüntüye gelmeyen mahlûkatın ana dokuların sonsuzluğunu, önsüzlüğünü çağrıştırıyor gibi. Bu ifadelere sığmaz özelliğinin, güzelliğinin iç içe iç içe, uzantılarını veriyor. Dolayısı ile sonunu göremiyoruz. Hep sonsuzluk, hep sonsuzluk... Su da oluşan şekiller: “Her şeyin sudan yaratıldığını bilmezler mi, inanmazlar mı” ayetini de hatırlatıyor. İç içe bir gizem ve esrar yumağı, çöz çözebilirsen. Bu karmaşanın sonu nedir, nerededir? Henüz bilmiyorum. Ancak, su üstünde olup bitenlerin amacı, galiba sadece renkli kâğıt hikâyesi değildir. Gönül gözü ile bakanlar için eşsiz hazlar tattırabilir.”

Ebru sanatı ile ilgilenmek isteyenler Sevgili hocamın sergileri ve atölyesi hakkında bilgi almak için www.ebristan.com’a inceleyebilirler  

Her Daim Sevgi ve Işıkla
www.nefestr.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder