Follow by Email

14 Haziran 2012 Perşembe

GEÇMİŞ YAŞAM TERAPİSİ

Geçmiş Yaşam Terapisinin başka bir ismi de “regresyon terapisi” dir. Regresyon terapisi, farklı bir şuur hali içinde danışanın, şimdiki veya önceki hayatlarına götürülmek ya da başka bir değişle geçmiş hayatlarına ilişkin duygu, düşünce, eylem ve anıların kayıtlarına ulaşmak sureti ile şu anki hayatını etkileyen içinde bulunduğu durumların, düşüncelerin ve davranışların geçmişteki (travmatik) kaynaklarını bularak bunların bilinç düzeyinde çözülmesini sağlamak için uygulanan tekniklerin bütünüdür. Geçmiş Yaşam Regresyon çalışması derinlerde saklı kalmış, bitmemiş işleri tamamlayarak şifaya kavuşmaya ve geçmişin izlerini temizlemeye yardım eder. Regresyon çalışması ve Geçmiş Yaşam Regresyonu; depresyon, fobiler, kaygı, endişe, açıklanamayan ağrılar, panik atak, travma sonrası stres, takıntılı düşünceler, karma temizliği, ayrıca enerji alanının davetsiz enerjilerden temizlenmesi durumlarında çok etkili bir çalışmadır. Geçmiş yaşam regresyon çalışması birey odaklı bir çalışma olmakla birlikte evrensel boyutta katkılar getiren bir çalışmadır. Yapacağınız bir geçmiş hayat çözümlemesi yanı başınızda yaşayan birinin olduğu gibi binlerce kilometre uzaklıkta yaşayan birinin de çözülme yaşamasına katkıda bulunur. Bir gece siz mışıl mışıl uyurken dünyanın hatta evrenin bir diğer ucundaki bir varlık, sizin de içinde olduğunuz enerjik bir sıkışıklığı açabilir ve siz sabah yenilenmiş ve hafiflemiş uyanabilirsiniz. Liseden beri geçmiş yaşam terapisi ilgimi çekerdi. 2007 senesinde New York seyahatimi planlarken hazır New York’a gitmişken şu çok merak ettiğim geçmiş yaşam terapisini de deneyimlemeyi istedim ve internette araştırma yapmaya başladım. Ve geçmiş yaşam terapisinin Türkiye’de de yapıldığını keşfettim. Hemen Radiance’ın sahibi Sevgili Diba ile irtibata geçtim. Sevgili Diba ile 3 ve 4 saatlik olmak üzere 2 ayrı çalışma yaptık. İlkinde geçmiş yaşamlarıma baktık. İkincisinde ise ruh ailem ile buluşma ve bu yaşama gelmeden önce neler düşündüğüm konusunu irdeledik. Benim için hem güzel hem de enteresan bir deneyim olmuştu. Geçmiş yaşam konusunu merak edenler için ilk seansımı paylaşmak istiyorum. Seansa başlamadan önce Sevgili Diba ile ön görüşme yaptık. Çocukluğumu pek hatırlamadığım için o zamanlara odaklanmayı teklif ettim. Babamın ölüm anında neler düşündüğümü, ne yaptığımı bilmek istiyordum. Diba’nın hayatımla ilgili sormuş olduğu bir kaç soruyu yanıtladıktan sonra seansımıza başladık. Diba’nın yönlendirmeleri ile yarı hipnoza girdim. Konuşan bendim ama ağzımdan çıkanları kontrol edemiyordum. Seans sırasında ilk gittiğim an, babamın öldüğü akşamdı. Babam evin içinde kravatını gevşeterek heyecanla yürüyordu. Ben ise babama “sorunun neyse bana söyle?” der gibi bakıyordum. Bir müddet sonra babamın görüntüsü kayboldu. Sevgili Diba, “şimdi ne yapıyorsun?” diye sorduğunda “babamın gelmesini bekliyorum. Bugün geçti yok, yarın da gelmedi, öbür günde gelmedi” şeklinde yanıtladım. Günler birbirini kovalıyor ve ben babamı bir türlü göremiyordum. Bir yere varamıyorduk. Bunun üzerine Diba babamın gelmesini bekleyen halimden uzaklaştırarak geçmişteki üç ayrı yaşamıma yönlendirdi. Üç geçmiş yaşamımda da hayatımda var olan kişiler babamda olduğu gibi bir şey söylemeden beni terk ettiklerini gördüm. Sevgili Diba seansın ikinci bölümünde, beni babam ile birlikte geçmiş üç yaşamımda beni terk eden insanlarla karşılaştırdı. Onlarla karşılaştığımda aslında beni terk etmediklerini öğrendim. Onlara biraz daha zaman verseydim gerçek ortaya çıkacaktı. Ben ise her defasında beni terk ettiklerini düşünerek kabuğuma çekilmiştim. Aslında aynı tema şimdiye de taşınmıştı. Yani geçmişim geleceğime hâkim olmuştu. Seansın sonunda hayatımdaki terk edilme temasının arkasındaki perde açılmıştı. Kendimi daha iyi hissediyordum. Diba’ya teşekkür ederek oradan ayrıldım. Ama hala seans sırasında “bugün geçti yok, yarın da gelmedi, öbür gün de gelmedi” şeklinde babamı arayışıma herhangi bir yanıt bulamamıştım. O an aklıma annemi cepten aramak geldi. Annemi aradığımda hatırını sorduktan sonra babamı kaybettiğimizde onun ölümü ile ilgili bana bilgi verip vermediklerini sordum. Annem, “Sibel yaşının küçük olması sebebiyle babanın öldüğünü sana söylememiştik“ dediğinde her şey çözüldü benim için… Demek ki günlerce babamın gelmesini beklemem bu sebeptendi. Ve ben bu gerçeği ancak 44 yaşımda öğrenebilmiştim.. Günlerce babamın gelmesini beklemiş, gelmeyince de babamın beni terk ettiğini düşünmüştüm. Bu algı gelecek yaşamıma taşınmış, yaşamımda sürekli beni terk eden insanlar yaratmıştı. O günden sonra ne mi oldu? Yaşamımdaki terk etme teması dönüşmeye başladı. Terk etme temasının altındakilerle teker teker yüzleştim. Kendimle ilgili gerçeği öğrenmeye biraz daha yaklaşmıştım. Sevgiler Gerçeğiniz arzu ve isteklerinizdir. www.yourwishisyourreality.com (*) Yazının başındaki Geçmiş yaşam terapisine ilişkin açıklamalar Sevgili Diba’nın sitesinden alınmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder